27 Aralık 2023 Çarşamba

Kültürel değişim karşısında milli kültür politikaları

Türk Ocakları G. Merkezi, Cumhuriyetimizin Yüzyılı Bilgi Şöleni (21 Ekim 2023) sunumu

Türkiye'nin başkentinde yaşıyoruz. Siyasetinin, bürokrasisinin merkezi, Türkiye'nin beyni diyebileceğimiz bir yer Ankara... Ama bu şehre baktığımızda esaslı bir düşünüş görmemiz pek de mümkün değil. Rezidanslar, mağazalar, AVM'ler hep yabancı isimlere sahip, yabancı marka eşyalar kullanmak tırnak içinde havalı kabul ediliyor. Temel’le Dursun kalpazanlık yapıyormuş. O kadar iyi sahte dolar basıyorlarmış ki Amerikalılar gelip “biz bile bu kadar iyisini yapamıyoruz” demiş. Burada kültürel kopyalama diye bir olgu var. Kültür şuuruna ihtiyacımız var. Yerel seçimler yapıldı. Bir tarafta Cumhuriyetçi, Milliyetçi diğer tarafta Mukaddesatçı, İslamcı bir aday toplamda yüzde doksan beş oy aldı. Ankara'da da böyle, İstanbul'da da... Siz Cumhuriyetçi de olsanız, Milliyetçi de olsanız, Mukaddesatçı, İslamcı da olsanız bu şehrin mağazalarının isimlerinin yabancı isme sahip olmasına, bütün alışveriş merkezlerinin, rezidansların isimlerinin yabancı isimde olmasına en azından bir söz söylemeniz gerekiyor.

22 Kasım 2023 Çarşamba

Üst tasarım ve yüksek bilgi

"Kültür ve Medeniyetimiz Üzerine Düşünceler" kitabından

“Okuyucu”da bir zamanlar sevgili olduğu Hanna Schmitz’e mahkemede yardım etme imkânına sahip olmasına rağmen bunu yapmayan, davayı sadece seyreden Michael’a hukuk fakültesindeki hocası şöyle söyler: “Ne hissettiğimiz önemsizdir. Bütünüyle önemsiz... Asıl soru ne yaptığımızdır”. Bu aşıklar için olduğu kadar bir ideali olan kimseler için de geçerlidir. Hamasetin yaygın olduğu ve herkesin bolca konuştuğu bir dönemdeyiz. Bu konuşmalar daha çok siyasi bir içeriktedir. Fikirler böyle bir çerçeve içinde ortaya konur. Son yıllarda Türkiye’ye komşu coğrafyalarda önemli çatışmalar yaşandığını ve bunun bizim düşünüşümüzü etkileyen bir şey olduğu muhakkak. Orta Doğu ülkelerinin bazılarında Arap Baharı’ndan başlayarak büyük dönüşümler oldu. Bizde de birçok kişi bu Arap Baharı çok iyi oldu, demokratikleşmeyi sağlayacak dedi. Ama bunun çok da doğru bir öngörü olmadığı ortaya çıktı. Bugün baktığımızda ise Arap Baharı’nı ise planlanmış, en azından yönlendirilmiş bir üst tasarım gibi değerlendiriyoruz. Büyük bir coğrafyayı istikrarsızlaştıran bir üst tasarım. 

19 Kasım 2023 Pazar

Prostějov'un ismi sürekli değişen meydanı üzerine

Yeni Birlik, 19 Kasım 2023

Moravya'da Edmund Husserl'in doğduğu, ilkokulu okuduğu bir şehir var. Prostějov... 25 yıl kadar önce benim de bir hafta kaldığım bir yer... Çekya'da gördüğüm en iyi meydana sahip, T. G. Masaryk Meydanı... Masaryk Çekoslovakya'nın kurucusu, Husserl'in yakın dostuydu. Ama bu meydanın adı önce Aşağı Meydan, sonra Franz Joseph, sonra ABD Başkanı Wilson Meydanı, sonra Masaryk Meydanı, Komünizm'de Ana Meydan, 9 Mayıs Meydanı ve yakın zamanda yine Masaryk Meydanı oldu. Yani merkezde, zihinde büyük bir dönüşümler silsilesi yaşandı.

T.G. Masaryk'in ilk heykeli 1938'de dikilmişti. Bir yıl sonra ülkeyi Naziler işgal edince Çekler başına bir şey gelmemesi için heykeli gömdüler. Naziler kaybedince tekrar dikildi. Komünistler iktidara geldikten beş yıl sonra 1953'te gece karanlığında yok edildi. Komünist rejim çöktükten sonra 1998'de heykelin aslına uygun bir kopyası dikildi.

Avrupa'da böyle meydan çoktur... Meydanlar bize hakim görüşü temsil eden bir içerik sunarlar. Dört bir tarafı binalarla kapalı, korunaklı, yalıtılmış, bir iç ufka sahip... İdeoloji burada adeta şehirdeki bir merkezkaç kuvvetidir. Bir tarafta yüz yaşını doldurmuş Yeni Belediye Binası ve üzerindeki saat, diğer tarafta pozisyonunu yüz yıllar boyunca korumayı başarmış Kutsal Haç'ın Yüceltilmesi Kilisesi, Meryem Ana Sütunu boy gösteriyor. Bunlar meydana yaraşır şekilde üst seviye bir estetik titizlikle dizayn edilmiş.

20 Ağustos 2023 Pazar

Aşırı saygı üzerine

Yeni Birlik, 20 Ağustos 2023

2004'te Marmaris'te Öğretmenler Günü programında Sabancı Lisesi korosu Onuncu Yıl Marşı'nı söylüyordu. Bu sırada çoğunluk ayağa kalktı ama emekli olduktan sonra Marmaris’e yerleşmiş olan 7. cumhurbaşkanı Kenan Evren marşı oturduğu yerden dinledi. Daha sonra salondakilere şunu söyledi:

“Ayağa kalkmadım çünkü Onuncu Yıl Marşı, İstiklal Marşı değildir, ayağa kalkılmaz".

Bunun üzerine biraz önce ayağa kalkanlardan bir kısmı dönüp Evren Paşa'yı alkışladı. Bunların bir kısmı az önce herkes kalktığı için ayağa kalkmış kişilerdi. Bunu gerçek bir düşünüşümüzün bulunmayışına örnek olarak söylüyorum. Biz gerçekten düşünmüyoruz, çoğunlukla uyum sağlıyoruz. Bunun için de hop oturup hop kalkıyoruz, bir sağa bir sola selam veriyoruz. Bunun arka planında gerçek bir hissiyatımızın bulunmayışı var. Duygusal sığlık diyebileceğimiz bir hadise var. Sevginin ne demek olduğunu bilmiyoruz, özgürlüğün ne demek olduğunu bilmiyoruz. Üç yıl savaşmış bir askerin köyüne döndüğü zamanki özgürlük hissiyatıyla bizim özgürlük zannettiğimiz şey arasında dağlar kadar fark var. Televizyonda aşk cinayetinden bahsediliyor. Böyle bir şey, böyle bir kavramsallaştırma olamaz. Aşkın ne olduğunu bilmiyoruz. Daha derinde saygının ne olduğunu bilmiyoruz. Gerçek aşk aşktan çok saygıya dair bir şey. Bu anlaşılamadığı için düşünüşümüz yanlış yönde ilerliyor.

On extreme respect

Yeni Birlik, 20 August 2023

In 2004, Sabancı High School choir was singing the Tenth Anniversary March during the Teachers' Day in Marmaris. Meanwhile, the majority stood up, but the 7th president of Turkiye, Kenan Evren, who settled in Marmaris after his retirement, listened to the march from his seat. He then said to the people in the hall:

"I did not stand up because the Tenth Anniversary March is not the National Anthem."

Thereupon, some of those who had just stood up turned and applauded Mr. Evren. Some of them had just stood up because everyone else had.

This is an example of our lack of thinking. We don't really think, we mostly adapt. For this reason, we sit down and stand up, greeting left and greeting right. The main reason is that we do not have a real feeling. Here is a phenomenon that we can call emotional shallowness. We don't know what is love, we don't know what is freedom... There is a huge difference between the feeling of freedom when a soldier returns to his village after having fought for three years, and what we think of as freedom. In Turkiye, there is a definiton as "love murder". There cannot be such a conceptualization. We don't know what love is, deep down we don't know what respect is. True love is more about respect than love. This is not understood, so our thinking moves in a wrong direction. Today, a hedonistic, an Aristipposian understanding is becoming widespread. 

14 Mart 2023 Salı

Rusya'nın Yahudi oligarklarına ne oldu?

Yeni Birlik gazetesinde Şubat ve Mart 2023'te yayımlanan yazı dizisi

2000'lerde Rusya'nın antisemitistleri ülke ekonomisinin büyük bir kısmını kontrol eden oligarkların çoğunun Yahudi olduğu iddia ederlerdi. Bu isimler arasında Boris Berezovsky, Mikhail Khodorkovsky, Vladimir Guzinsky, Alexander Smolensky, Mikhail Friedman, Vitaly Malkin, Oleg Deripaska ve Roman Abramoviç sıkça sayılırdı. Ancak geçen zaman içerisinde bu zengin insanların bazıları öldü, bazıları hapse girdi veya başka ülkeye yerleştiler. Acaba Putin'in Rusyasında antisemit bir kampanya mı yürütülmüştü? Bu yargıya kolaylıkla varamayacağımız bir konudur. Sanırım Berezovsky ile incelemeye başlayabiliriz.

Boris Berezovsky (23 Ocak 1946 - 23 Mart 2013), Platon Elenin ismiyle de bilinir.  Babası da bir mühendis olan Berezovsky 1968'de Moskova Orman Mühendisliği Enstitüsü'nü bitirdi. 1969 ila 1987 arasında Rusya Bilimler Akademisi'nde araştırmacı daha sonra bölüm başkanı olarak görev yaptı. 1989'da Badri Patarkatsişvili ve Rus otomobil üreticisi AvtoVAZ'ın bazı üst düzey yöneticileriyle birlikte LogoVAZ'ı kurdu. 1993 yılında geleceğin başbakan yardımcısı Alexander Voloşin ve AvtoVAZ Başkanı Vladimir Kadannikov ile beraber Bütün Rusya Otomobil Birliği'ni (AVVA) kurdu. "Halk arabası" üretecek bir fabrikanın inşası için küçük yatırımcılardan 45 milyon ABD dolar toplandı, bu paralarla fabrika kurulmadı ama AvtoVAZ'a ortak olundu.

19 Şubat 2023 Pazar

Prag'ın Husçularından Rusya'ya defenestrasyonlar

Yeni Birlik, 19 Şubat 2023

Önceki gün (15 Şubat 2023) Rusya Savunma Bakanlığı'na bağlı Batı Askeri Bölgesi'nin mali destek dairesi başkanı Marina Yankina'nın St. Petersburg'un Kalininsky semtinde yaşadığı binadan düşerek ölmesi pencereden atma (defenestrasyon) kavramını bize tekrar hatırlattı. Bu ölüm yakın zamanda gerçekleşen diğer bazıları gibi şüphe uyandırıyor. Son yıllarda Rusya'nın adının geçtiği birçok pencereden, yüksekten düşme yaşandı. 

Rapoport
14 Ağustos 2022'de Yahudi kökenli Leton işadamı Dan Rapoport Washington DC'deki yüksek apartman dairesinden düşerek öldü. Daha önce Rusya'da bazı finans kuruluşlarında üst düzey görevlerde bulunan Rapoport Putin'i açıkça eleştiriyordu.

1 Eylül 2022'de Lukoil şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ravil Maganov Kremlin Hastanesi olarak da bilinen Moskova Merkez Klinik Hastanesi'nin penceresinden düşerek öldü. Rus haber ajansı TASS'a göre Maganov intihar etmişti, bazı haberlerde antidepresan aldığı öne sürüldü. Yakın dostlarından bazıları ise Maganov'un yapı olarak intihar etmesinin çok zayıf bir ihtimal olduğunu söyleyecekti. Olayı aydınlatabilecek güvenlik kameralarının tamirat nedeniyle o gün çalışmadığı iddia edildi. Üstelik Putin'in de Maganov'un öldüğü gün ölen Mihail Gorbaçov'a saygılarını sunmak için hastaneyi ziyaret ettiği basında yer almıştı.

26 Ocak 2023 Perşembe

Kültüre önem vermeyen muhafazakârlığın sahihlik sorunu var

Dünya Bizim, 26 Ocak 2023
tyb.org.tr, 27 Ocak 2023

Medeniyet alanındaki var olma mücadelemiz konusunda M. Nihat Malkoç, Mustafa Kadir Atasoy ile söyleşti.

- Şu soruyla başlayayım. Toplum hayatında hızlı değişimler yaşanırken küresel kültürü sorguya çekemediğimizi söylüyorsunuz. Kültür ve medeniyetimiz bu değişim çağında bizde gerçekten güçleniyor mu yoksa zayıflıyor mu?

Toplumda hızlı değişimler… Böyle denildiğinde şunu düşünmemiz gerek. Büyük değişimlerin arka planlarında neler var? Arkasında birileri var mı? "Master of puppets"lar, kuklacılar, virtüözler var mı? Bütün bu yaşananlar nasıl mümkün oldu? Biz bu yeni kültüre karşı bir refleks geliştirebiliyor muyuz? Küresel kültürü sorguya çekemediğimiz, doğru dürüst bir reaksiyon gösteremediğimiz çok açık. Türkiye'nin en büyük ithalat kalemini sorsanız herkes enerji ithalatı diyecektir. Ekonomik anlamların ötesinde bütün olarak bakıldığında en büyük ve tehditkâr olanının kültür ithalatımız olduğunu söyleyebiliriz. Aristipposçuluk güçleniyor. Tüketim kültürüne teslim olmuş, duygu derinliği olmayan, şımarık bir yığının büyümesi söz konusu. Eskiden ayıp görülen bir şeydi. Lüks tüketimin çok iyi bir şey olduğunu, bununla itibar kazanılacağını zanneden bir kesim zuhur etti. Muhafazakâr olarak nitelenenlerin bir bölümü de bu dünyada yerini aldı.