28 Mart 2026 Cumartesi

Fanon’u en iyi küresel şebeke okudu

Fanon bunalımlı bir geçmişe sahip Martinik'ten çıkan biri olarak konuştu. Martinik Karayipler'de bulunan bir ada, bugün turizm yapılan, muz, avokado yetiştirilen çok güzel sahilleri olan bir yer. Ama tarihi böyle güzel değil... Kolomb döneminde İspanyolların oluyor, sonra Fransa'ya devrediyorlar. Yüzyıllar içinde yerli halk büyük eziyetler görüyor. 17. Yüzyıl'da önemli katliamlar var, kölecilik var. Bir de Fanon'un bizzat yaşadığı şeyler... 1940'ta Naziler Fransa'yı işgal edince bu adada kalan Fransız denizcileri rezillikler, tecavüzler yapıyorlar. Bu koşullar üzerinde derin bir etki bırakıyor. Bunlar olmasa bir doktor ve futbol tutkunu biri olarak kalabilirdi. Ama sömürgeciliğin şiddetle kurulduğunu ve yine şiddetle yıkılabileceğini savundu yani... Bizzat yer aldığı Cezayir’in bağımsızlık mücadelesi, sonra ABD’deki siyahi özgürlük hareketi, Afrika'daki, Güney Amerika'daki sömürgecilik karşıtı hareketlerde büyük etkisi oldu. Bir patlamaydı yani Fanon'unki... Ama şunu da söylemek gerekir ki, Fanon'un ırkçı bir tutumu yoktu. Columbia Üniversitesi'ndeki bir öğrenci topluluğu Gazze olaylarının başında "Zulüm Direnişi Doğurur" başlıklı bir bildiri yayınlayıp Fanon'dan şöyle bir alıntı yapmıştı: "Belirli bir kültürün sonucu olarak isyan etmiyoruz, artık nefes alamadığımız için isyan ediyoruz." Bugün yaşadığımız olayların dayandığı konu...

15 Mart 2026 Pazar

İlber Ortaylı hocaya dair bir not

Kırmızılar, 15 Mart 2025

Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanını 1999 ağustosunda okumuştum. Romanda 14. Yüzyıl başlarında Fransisken bir rahip olan Baskervilleli William ve yardımcısı Melkli Adso dini bir tartışmaya katılmak üzere Kuzey İtalya’daki gizemli bir Benedikten manastırına giderler. O sırada biri şüpheli bir şekilde ölür ve başrahip William’dan bu olayı araştırmasını ister. Bu sırada manastırın en önemli rahiplerinden Jorge de Burgos’la gülme üzerine tartışıyor. Gülme kilisenin yerleşik anlayışına uymayan bir eylemdir. Jorge ona bunu hatırlatıyor: “Ruh yalnız gerçeği düşünürken dingindir; iyi işlerden sevinç duyar; gerçeğe ve iyi şeylereyse gülünmez. İsa’nın gülmeyişinin nedeni buydu işte. Gülme ruhun kışkırtıcısıdır.” William burada gülmeyi tıpkı banyo gibi bedenin sıkıntılarını iyileştiren bir ilaç gibi gördüğünü savunuyor. İsa’nın gülmediğinden emin olmadığını söylüyor. Eco hakkında bir belgesel hazırladılar. “Umberto Eco, Dünyanın Kütüphanesi” isminde bir belgesel. Orada da sürekli gülüyordu adam...