1 Eylül 2024 Pazar

Bohr'un hindisi

Kırmızılar, 1 Eylül 2024

Ben Akçaabatlıyım ve biz peynir eritmesiyle yapılan yemeğe kuymak deriz. 70 kilometre doğuda ise aynı yemeğe muhlama diyorlar. Hâlbuki yine Akçaabat'ta muhlama yumurtanın ıspanağa mıhlanarak yapıldığı yemeğin adı. 

Bir yemeğin, sebzenin, meyvenin veya hayvanın ismi neye göre belirleniyor? Mesela Tokat tavuğu mu, Beç yani Viyana tavuğu mu? Malta eriği mi, yeni dünya mı? Aslında bu süslü tavuk Afrika, meyve ise Çin kökenli. 

31 Ağustos 2024 Cumartesi

Karadeniz üçlemesi

                     Edebiyat Burada, 31 Ağustos 2024


Suların şarkısında

öğlede havanın kapandığı gün
cılız bir ot çatlağında gülümsemişti
akçaabat fırtınada yıkanmıştı dün
sahilde kof gemiler demirlemişti

tayfalar, tufalar hepsi sarhoştu
bense arıyordum aşkı ve kibri
gökte yıldız sağdım dün bütün gece
beyaz köpüklerden, serin sulardan
arşı kulaçladım bitinceye dek

11 Ağustos 2024 Pazar

Cimrman düşüncesi üzerine bir okuma

Kırmızılar, 11 Ağustos 2024

Bertrand Russell felsefeyi söylemeye değmeyecek basit bir şeyle başlamak ve kimsenin inanmayacağı paradoksal bir şeyle bitirmek olarak tarif eder. Saçmalıklardan korkmamanın gereğinden bahseder. Ama Cimrmancılık saçma değildir. Sadece gücünü gayri ciddilikten alıyor. Onu iki hususiyetiyle felsefeüstü olarak tanımlamak mümkün olabilir. Felsefeye karşı kurgusal olduğu ve hem de ona mizahla yaklaştığı için.

On the thought of Cimrman

Kırmızılar, 11 August 2024

Bertrand Russell describes philosophy as starting with something simple that is not worth saying and ending with something paradoxical that no one will believe. He talks about the need to not be afraid of nonsense. But Cimrmanism is not absurd. It just gets its power from its non-seriousness. It may be possible to define it as surphilosophical with two characteristics. Because it is fictional against philosophy and also because it approaches it with humor.

17 Temmuz 2024 Çarşamba

Doğu’da Dubaileşme ve Iraklaşmaya karşı yeni bir model üzerine

"Kültür ve Medeniyetimiz Üzerine Düşünceler" kitabından

Reconquista yani yeniden fetih hareketi İber yarımadasında 1492’ye kadar süren Müslüman hâkimiyetini sona erdirmişti. Katoliklerin hasımlarının geride bıraktıkları izlere karşı hoşgörülü davranması beklenilen bir şey değildi. Şarlken sarayın bazı bölümlerinin yerine kendi sarayını inşa ettirmiş olsa da duvarlarında Kuran-ı Kerim ayetlerinin nakış gibi işli olduğu El Hamra ayakta kaldı. Medeniyetler çatışmasının ötesinde işte bu kıyamın nedeni olan yüksek sanat var. Ve sanatın dışındaki konularda da durum böyle. Günü kurtarmaya çalışanların eserleri bir gün muhakkak yıkılırken yüksek bir ruhu yakalamaya çalışanlar baki kalıyor.