Kırmızılar, 23 Kasım 2025
Dün Merkez Efendi külliyesini ziyaret ettim. İstanbul'un manevi merkezlerinden birisi. 1514 yılında Merkez Efendi bir tekke kurmak için o zamanlar sur dışında olan bu yere yerleşmiş. 1530'larda Yavuz Sultan Selim’in kızı Şah Sultan bu tekkeyi vakıflarla donatıp yapılarını genişletmiş, Mimar Sinan eliyle yeniden inşa ettirmiş. Zaman içinde gerçekten bir merkeze dönüşmüş burası. İbnülemin Mahmut Kemal ve Samiha Ayverdi gibi birçokları burada medfundur. Yine burada yatan Abdülhak Şinasi Hisar'ı da yad edelim. Onun Boğaziçi Yalıları kitabında çizdiği bir mezarlık tablosu vardır.
"Bu Müslüman mezarlıkları, bir nevi “sehl-i mümteni” gibi, mintarafillah, ölüm karşısında mutavaatla kendileri de toprağa inkılap eder gibiydiler ve böylelikle ancak fiilen bir teselli verebiliyorlardı. Ölüler, bu mezarlıkların topraklarına belki birtakım hülyaları, rüyaları ve muammalarıyla karışmışlar gibi, artık onlara bakmaya bile kıyamıyorduk. Biliyorduk ki, bu mezarların bütün bu kitabeleriyle birer fatiha istenilmektedir. Bu manevi diyar içinde, başkalarından kendi ruhumuz için de bir fatiha istenildiğini anlar gibi olurduk. Rumelihisarı’ndan ayrılıncaya kadar, bu mezarlıkta yatan bütün ölülere itikat ve itimat bakımından içimde tam bir emniyetin mevcudiyetini duyardım. Bütün medeniyetler de, mezarlardaki insanlar gibi fanidir. Ve biz, ölmüşlerimizin olduğu kadar, devirlerini tamamlamış medeniyetlerin de geri dönmeyeceklerini biliriz." Abdülhak Şinasi'nin mezar taşı toprağa gömülmüş olup Mehmet Nuri Yardım tarafından yakın zamanda tekrar bulunmuştu. Ne vefasızlık...