24 Ekim 2020 Cumartesi

Çin Orta Doğu’da oyun kurucu olma yolunda

Yeni Birlik gazetesinde 20,21,23, 24 Ekim 2020'de dört bölüm halinde

Çin’in ekonomik ve siyasi varlığını Orta Doğu'da giderek daha fazla hissettirdiği bir dönemdeyiz. Çin yönetimi 2013 yılında başlattığı OBOR, ya da bugün daha yaygın kullanılan bir adlandırmayla “Kuşak ve Yol İnisiyatifi” (BRI) yaklaşımıyla inşa edeceği havaalanları, limanlar, demiryolları, karayolları, dijital bağlantılar, petrol ve doğal gaz boru hatları, lojistik üsler, enerji santralleri gibi büyük yatırımlar vasıtasıyla büyük bir coğrafyada yer alan ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeyi planladı. Bu yaklaşımın “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve “Deniz İpek Yolu” olarak iki ayağı var. 30 milyar dolarlık yıllık yatırımla Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Çin’in yatırım yaptığı ikinci en büyük bölge haline dönüştü. American Enterprise Institute’ye göre Çin'in küresel yatırımlarının değeri 2018'de toplamda 100 milyar dolar düşerken şaşırtıcı bir şekilde Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde artış göstermişti. 

Bahsettiğimiz politika çerçevesiyle Çin hükümeti, Orta Doğu’da siyasi ve askeri içerikten uzak bir anlayış vazediyordu. Yakın dönemlerde birçok ülke için en büyük ticaret ortağı ve dış yatırımcı haline gelen Çin’in Orta Doğu’ya bakışı ülke ekonomisinin enerji talebiyle yakından ilgili. Çin'in hızlı ekonomik büyümesi büyük ölçüde petrol ve doğalgaz ithalatına dayanıyor. 2017'de dünyanın en büyük petrol ithalatçısı ve 2018'de en büyük gaz ithalatçısı haline gelen Çin’in petroldeki ithalata bağımlılığı % 70, doğalgazda % 45 seviyelerinde. 

Geçen yıl Çin, Suudi Arabistan’dan 40 milyar, Rusya’dan 36,5 milyar dolar, Irak’tan 23,7 milyar dolarlık ham petrol ithal etti. Bunlar ilk üç tedarikçi ülke. Toplamda Orta Doğu, Çin'in petrol ithalatının yüzde 40'ından fazlasını karşılar vaziyette.