Ayraç Kitap sayı 113, Şubat 2026
Biliyorsunuz, Noam Chomsky'nin çevre sorunlarıyla ilgili bir kitabı var. Nükleer Savaş ve Çevre Felaketi... Fosil yakıtlar terk edilirken etkilenecek sektörlerde çalışan işçilerin mağdur edilmeyeceği bir ekonomik dönüşüm tasavvuru var. Sürekli çevre krizinde en büyük sorumluluğun ABD'de olduğunu söylüyordu. Dünya tarihindeki en zengin devlet olmasına karşın çevre konusunda tedbir almadığını, yönetimin krizi hafifletmeye çalıştığını... Devasa askeri bütçenin bir kısmının çevre çalışmalarında kullanılmasını öneriyordu. Ama burada karşısındaki büyük sermaye gücünü nasıl aşacağını tam olarak öngöremiyor. Zaten şunu söylüyor. ABD'de Cumhuriyetçiler de Demokratlar da "Business Party"nin fraksiyonlarıdır. Bunların her ikisi de sermayenin menfaatini temsil eder, pozisyonlarını yüz seksen derece değiştirebilirler ve kimse bu durumu fark etmez. Esas problem tam da bu... Şuna benzer bir söz vardı, insanlar da devletler de doğruyu ancak diğer ihtimalleri tükettiklerinde seçerler diye. Akla şu geliyor, bir şeylerin değişmesi için felaketlerle karşılaşmak mı gerek? Bizde de büyük bir çevre krizi var. Türkiye'de son 60 yılda 240 gölden 186'sı tamamen kurudu. Geri kalan göller de kuraklık tehlikesi ve aşırı kirlilik ile mücadele ediyor. Latmos'u, Belgrad Ormanı'nı tartışmalıyız, madenciliğin büyük orman alanlarını imha etmesi yeterince konuşulmuyor.
Chomsky 2003 Irak işgalinin Batı'nın yerleşimci sömürgeci geleneğiyle ilgili olduğunu ve bunun 21. Yüzyıl'daki en büyük suç olduğunu da söylemişti. ABD'nin buradaki gerçek amacının, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olan bölgede kalıcı bir askeri üs kurmak ve rakiplerine karşı bir enerji kartı elde etmek olduğunu, Irak'ın işgalinin bölgedeki düzeni yıktığını ve mezhepçiliği körükleyerek radikal örgütlere zemin hazırladığını söyledi. "Zayıf grupların eylemleri terör olarak nitelendirilirken güçlü devletlerin düzenlediği ve binlerce sivilin öldüğü bombardımanlar operasyon olarak lanse ediliyor" diyordu. Bu bize şunu düşündürmeli... Büyük Ortadoğu Projesi'nin artık ne olduğu anlaşıldığına göre bizim yeni bir proje üzerinde çalışmamız lazım. Bugünkü duruma itiraz eden tarafların beraber katılacağı bir çerçeve düşünmemiz gerekiyor.
İsrail'i açıkça kınayan bir isimden daha bahsetmek gerekirse Judith Butler'ı seçebiliriz. Butler Ohio'da haham rehberliğinde Yahudi eğitimi aldığını ve bu eğitimde adaletsizlik karşısında sessiz kalmanın kabul edilemezliğini öğrendiğini söyleyip bir soykırım yaşandığını ifade etti. "İsrail Devleti'nin sınır dışı etme, bombalama, öldürme ve aç bırakma tekniklerini durdurmasını isteyen akademisyenler, aktivistler, sanatçılar, şiddeti olduğu gibi adlandırdıkları için sansürleniyorlar. Gazze'de öldürülen çok sayıda çocuğun, İsrailli çocukların göreceği türden küresel ilgi ve empatiye hiçbir zaman sahip olamayacağı anlaşılıyor" diyor. Noah Harari Gazze'deki insani felaketi İsrail'in kendi geleceğini ve demokratik değerlerini yok eden bir şey olarak gördüğünü, İsrail'in askeri gücünün ahlaki bir zemini olmadığını söyledi. İsrail yıllardır sürdürdüğü yıkıcı politikaların neticesinde tarihi bir yenilgiyle karşı karşıya dedi. Giderek daha ilginç çıkışlar yapıyor. Cornel West, BM Güvenlik Konseyi'nde Gazze ile ilgili oylamada ABD vetosunun manevi bir rezalet ve ahlaki bir iflas olduğunu söylemişti. John Mearsheimer İsrail lobisinin ABD dış politikasını felce uğrattığını, ABD'ye büyük zarar verdiğini söylüyor. Yine Norman Finkelstein İsrail'in 7 Ekim'i fırsata çevirerek katliama giriştiğine dikkat çekiyor. On yıl kadar önce Türkiye'ye gelip üniversitelerde ders vermişti. Bu çıkışlar, eleştiriler bize zihinsel bir savunma alanı oluşturuyor.
Günlük rutin içinde kamusal sorunları çok da düşünmüyoruz. Bizim hayatımız, hayatlarımız alışkanlıklar çerçevesinde akıyor. Birçok büyük şey kişisel alanlar dışında kalıyor. Her şeyden önce bir çaresizlik var ve bundan kaçıyoruz. Ama bir yerden başlamamız gerek, işe zihni faaliyete daha fazla ağırlık vererek, daha çok düşünerek başlayabiliriz. Bazı küçük şeyleri değiştirmeye çalışabiliriz elbette. Mesela hep beraber, bir sürü felaket yaşanırken sürekli eğlenenlere, şarkıcıların özel hayatlarının, birtakım partilerin, sosyete faaliyetlerinin bu kadar gündemde olmasına itiraz edebiliriz. Veya futbol kültürünün geldiği noktaya da itiraz edebiliriz. Bunların çoğu kamusal vicdana hizmet eden şeyler değil. Kamusal vicdan için entelektüel veya sofistike bir vicdanın çoğalması gerek. Burada vicdan derken duygusal bir yönü kastediyorum. Sorunların daha çok konuşulmasına, usturuplu bir halde dile getirilmesine, zayıflardan, hakkaniyetten daha çok bahsedilmesine ihtiyacımız var. Çünkü kamusal vicdan bu şekilde ifade edildiğinde gelişen ve güçlenen bir şey.
Etik dediğimiz şeyin bugün gerçek hayatta karşılığı pek yok. İnsan etik fikrini herkesten hatta kendisinden korumalı. Birine değer verdiğinde, saygı gösterdiğinde hoş olmayan bir duruma düştüğünü, amiyane tabirle enayi durumuna düştüğünü farz edebiliyor ve bu fikirden uzaklaşıyor. Burada ziyansız saygı göstermek, zayıflara, tabiata, çocuklara değer vermek önem taşıyabilir. Ben konuşurken İlknur bu durum Kuran'da, Abese suresinde anlatılıyor dedi. Ama gelenekte unutulmuş bir şey. Batı da da öyle... Batı düşüncesi Kant etiğini daha ileri götüremedi. Kategorik imperatif 21. Yüzyıl'da kendine yer bulamıyor. Kant'a göre uluslararası ilişkilerde bir hukuk düzeni oluşturulmalı ve bu düzen evrensel prensiplere dayanmalıydı. Yani hiçbir devlet başka bir devleti hakimiyeti altına almaya girişmemeliydi. Bugün bir milletlerarası hukuk krizi yaşanıyor. Venezuela, Grönland vakaları ABD'de Lebensraum'a yakın bir doktrinin varlığını gösteriyor. Bir akla ihtiyaç olduğu muhakkak. En başta ABD için... Peki var mı? Thomas Jefferson, John Quincy Adams ciddi entelektüellerdi, şimdi böyle bir başkanın seçilme ihtimali var mı ABD'de? Aslen toplumda bir bozulma var. Büyük bir bozulma... Senin varlığını, anlayışını tanıyorum, seni sen olarak kabul ediyorum savı saygının anlamını örten bir şey ama bu bile yok. Yeni bir barbarlık çağındayız ve bu koşullarda despotizm taraftarlığı artacak gibi görünüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder