26 Haziran 2026 Cuma

Toledo'nun kılıcı

2014 sonbaharında bir gece kaldığım Tajo nehrinin kıvrımında kurulu olan Toledo, namı diğer Tuleytula Vizigotların eski başkenti, Endülüs'ün en önemli üç şehrinden biriydi. Şehirde 711 ile 1085 yılları arasında süren Müslüman egemenliği, Toledo'nun kültürel dokusunda yaşamaya devam ediyor. Nallı kemerler, geometrik tuğla işleri, ahşap tavan işlemeleri bize eski bir Endülüs şarkısını terennüm ediyor. Mesela şehre girişi sağlayan Puerta de Bisagra ve Puerta del Sol gibi görkemli geçitler Endülüs mimarisinin güzel örnekleri... Ben önce Toledo'da Bab al-Mardum mescidini ziyaret ediyorum. 999 yılında inşa edilmiş ve büyük ölçüde değişmeden kalmış bir yapı. Bu yapının en ilginç özelliklerinden biri, hepsi birbirinden farklı kaburgalı tonozlara sahip olmasıdır. Toledo, Kastilya Kralı VI. Alfonso tarafından fethedilip Hristiyanların eline geçince kiliseye dönüştürülmüştür.

Yapıda İslam mimarlık tarihinin en değerli kitabelerinden biri var. Tuğla kûfi hatla yazılmış olan bu kitabede şöyle yazıyor:

"Bismillah. Ahmed İbn Hadidi, bu camiyi kendi parasıyla yaptırmış ve Allah'tan cennette ödül dilemiştir. Allah'ın yardımı ile Musa İbn Ali ve Sa'ada tarafından inşa edilerek 390 yılının Muharrem ayında tamamlanmıştır."

Arapça "Mardum" kelimesi "tıkanmış, kapatılmış" anlamında... Muhtemelen daha sonra inşa edilen Puerta del Sol yani Güneş Kapısı onun işlevini devralınca buradaki kapı kapatılmış veya küçültülmüş. İspanyolca kaynaklardaki adı olan "Valmardón" ise Arapça "Bab al-Mardum" isminin İspanyolcaya uydurulmuş halidir.

Yaklaşık 1 kilometre mesafedeki Santa María la Blanca Sinagogunun inşasında İslam sanatının etkisi o kadar güçlü ki, burası bir sinagog olmasına rağmen camiye daha çok benziyor. Müslüman ustalar tarafından inşa edilen yapı nallı kemerler ve çam kozalağı motifli sütun başlıklarıyla bezeli.

12. ve 13. Yüzyıl'da Toledo'daki çevirmenler Arapça yazılmış tıp, matematik, astronomi ve felsefe eserlerini Latinceye çevirerek İslam medeniyetini Avrupa'ya taşımışlar. Amerikalı kimyager John William Draper "A History of the Intellectual Development of Europe" adlı eserinde "Avrupa, Afrika'nın güney ucunun şu an olduğundan daha geriyken Sarazenler yani Müslümanlar bilimi geliştiriyor hatta icatlar yapıyorlardı. Felsefe, matematik, astronomi, kimya, tıp alanındaki zaferleri askeri eylemlerinden daha görkemli, daha kalıcı ve daha önemliydi" der.

Ortaçağ’ın en büyük astronomi alimlerinden Zerkâlî de Toledo'da yaşamıştı. 1081'de Merkür'ün eliptik bir yörüngeye sahip olduğunu yazmıştı. Toledo'da onun adını taşıyan bir köprü de var. Azarquiel Köprüsü...

Müslümanlar İber Yarımadası'nda hakimiyet kurarken etkili olduğu bilinen Jineta diye bir kılıç türü var. At nalı şeklindeki koruyucu kabza tasarımıyla bilinen bu kılıç Endülüs süvarilerine hızlı manevra kabiliyeti sağlıyormuş. Hristiyan krallıklar da belki yenile yenile bu kılıcı ve hafif süvari anlayışını benimsemiş. Reconquista sürecinde ve sonrasında, 14.  Yüzyıl'dan itibaren dünyaca ünlü bir demircilik, metal işleri merkezi olan Toledo’daki atölyeler de bu Jineta tarzı kılıçları üretmeye ve kendi tasarımlarına entegre etmeye başlamış. 

Jineta kılıcının dünyadaki en meşhur örneklerinden biri, Gırnata'nın son hükümdarı olan Ebu Abdullah'a (Boabdil) ait olan kılıçtır. Ebu Abdullah'ın esir düştüğü savaşta el konulan bu Jineta kılıcı, bugün Toledo'daki Museo del Ejército'da sergileniyor. 

Toledo'nun kılıçları Yahya Kemal'in şiirinde yer bulmuştu.

"Gül tutan parmaklar titrer, gözler süzülür.
Her birinde bir başka ateş, bir başka figan;
Sanki Toledo'nun kılıçları dövülür..."

Şehrin tarihi Yahudi Mahallesi Judería'da bir El Greco Müzesi var. Aslen Girit doğumlu olan Yunan ressam El Greco 1577’de geldiği Toledo’da ömrünün sonuna kadar yaşamıştı. başyapıtı kabul edilen Orgaz Kontu'nun Cenazesi tablosu, Toledo'daki Santo Tomé Kilisesi için yapılmıştır. Şehri fırtınalı bir gökyüzü altında resmettiği Toledo Manzarası tablosu da çok meşhurdur. Şehirde bir heykeli olan Cervantes hayatının en verimli dönemlerini Toledo ve çevresindeki La Mancha bölgesinde geçirmiş. Don Kişot romanında Toledo'nun pazarı Alcaná'dan ve şehrin sokaklarından bahsedip Don Kişot'un kurmaca yazarı olduğunu söylediği Arap tarihçi Cide Hamete Benengeli'nin el yazmalarını Toledo'daki bir pazardan satın aldığını anlatır. Yine en büyük İspanyol şairlerinden Garcilaso de la Vega buralıdır, 35 yıllık hayatının büyük kısmını Toledo'da geçirmişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder